ANTI AGING


Dünya nüfusu her yıl %1.3 oranında artarken, 65 ve üzeri yaş nüfusunun yıllık artış hızı %2.3'tür. İleri yaş nüfusu olan 80 ve üzeri yaş nüfusu ise her yıl %3.5 oranında artmaktadır.

Anti aging Nedir?

Kelime anlamı yaşlılığa karşı demek olan anti-aging uygulamalarındaki amaç;

-hormonal dengesizlikleri erkek ve kadında ayrı ayrı ele alarak yeniden düzenlemek,

-cilt ve bağ dokusu hücrelerini yenilemek,

-cinsel gücü artırmak,

-yaşlanmaya bağlı oluşacak hastalıkların erken tanı ve tedavisini sağlamak yani hedef; UZUN VE SAĞLIKLI YAŞAMAYI sağlamaktır.

Dünya nüfusu her yıl %1.3 oranında artarken, 65 ve üzeri yaş nüfusunun yıllık artış hızı %2.3'tür. İleri yaş nüfusu olan 80 ve üzeri yaş nüfusu ise her yıl %3.5 oranında artmaktadır.

Halen dünyada yaşlı nüfus oranının en fazla olduğu ülke %18.1 oranı ile İtalya'dır. Yaşlı nüfus oranı bakımından İtalya'yı; İsveç, Yunanistan ve Japonya izlemektedir. Dünyada yaşlı nüfus oranının en düşük olduğu ülke %2.4 ile Yeni Gine olup onu %3.5 ile Kamboçya izlemektedir.

Dünyada Yaşlılık - Doğumda Beklenen Yaşam Süreleri:

Doğumda beklenen yaşam sürelerine bakıldığında yaklaşık 100 yıl öncesinde 48-5 yıl olan sürelerin bugünlerde 80'e kadar çıktığını görüyoruz. Doğumda beklenen yaşam süresinin en uzun olduğu ülke 83.5 yıl ile Andorra, sonra 81 yıl ile Japonya (1960'da 68 yıl idi.), 79 yıl ile İzlanda, Kanada, İsveç ve İsviçre, 78 yıl ile Yunanistan, Kıbrıs Rum Kesimi, Fransa, İtalya, Hollanda, Norveç, İngiltere, İsrail ve 77 yıl ile Avusturya, Belçika, Almanya, ABD gibi ülkelerdir.

Türkiye'de en uzun yaşayanların olduğu yer Nazilli'dir. En kısa ömürlü yaşayanların olduğu yer Yozgat'tır. En uzun ömürlülerin yaşadığı bölge Karadeniz bölgesi, en kısa ömürlülerin yaşadığı bölge Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgeleridir.

2010 yılı değerlendirmelerine göre Türkiye'de:

- 65 yaş üstü kişilerin sayısı ise 2.331.029 erkek, 2.996.707 kadın olmak üzere toplam 5.327.736'dır.

- Ülkemiz nüfusunun toplam 73.722.988 olarak belirtildiği 2010 yılı veri tabanı dikkate alındığında; 65 yaş üstü kişilerin toplam nüfusa oranının yaklaşık %7.22 olduğu görülmektedir.

Neden Yaşlanıyoruz?

1. Yaşam enerjisi teorisi

2. Serbest radikaller teorisi ve mitokondriyal hasar, çevresel nedenler

3. Telomer teorisi

4. Glikosilasyon teorisi

5. Hormon teorisi (Androjen, estrojen, büyüme hormonu, DHEA, Melatonin eksikliği)


Mitokondriyal Hasar Nasıl Oluşuyor?

- Serbest oksijen radikalleri

- Alkilleyici maddeler

- Çok halkalı aromatik hidrokarbon bileşikleri

- Egzos dumanları, sigara dumanı, tatlandırıcılar, besin koruyucu katkı maddeleri

Serbest oksijen radikal yapımını arttıranlar ise; kronik distres, UV ışınları, röntgen ışınları, ozon gazı, sigara, bazı kimyasal maddeler, çevre kirliliği, ağır egzersizlerdir.

A vitamini, C vitamini, E vitamini, Likopen, Lutein, Koenzim Q10, Selenyum, Çinko, Glutatyon, Karnitin ise serbest oksijen radikallerine karşı savunma yani antioksidanlardır.

A vitamini : havuç, kayısı, ıspanak, lahana

C vitamini : portakal, greyfurt, limon

E vitamini : keten tohumu, kuruyemiş(fındık, ceviz, badem), ayçiçeği yağı

Selenyum : balık, et, kuruyemiş, baklagiller

Çinko : balık, et, süt ürünleri

Glutatyon : soğan, sarımsak

Koenzim Q10 : balık, kuruyemiş, ıspanak, taze fasulye, sarımsak

Likopen : domates, karpuz, portakal

Lutein : ıspanak

Alfa lipoik asit : ıspanak


Çevresel Nedenlere Örnekler:

- Gazlı İçecekler : İçerdikleri fosforik asit nedeniyle osteoporoz riski

- Dekafeine Kahve : Metilen klorid nedeniyle oksijenizasyonun bozulması

- Hazır besinlerdeki katkı maddeleri : Nitratlar, sülfitler, monosodyum glutamat kullanılır. Nitratlar kanserojendir.

- Yediğimiz etler, kümes hayvanları ve süt ürünlerinde böcek ilacı, hormon ve antibiyotikler var.

- Soyulmadan yenen meyvelerde böcek ilacı riski.

- Kuru temizleyicilerde leke çıkarmak için kullanılan "Perkloretilen" adlı kimyasal çözücü hayvanlarda kanserojen.

- Plastik malzemelerdeki risk : İçerdikleri "Vinil Klorid" kanserojen, karaciğer toksisitesi, erken doğum riski.

- Kozmetiklerdeki risk : Maskara'da formaldehit, ruj'da plastik reçine ve kurşun, göz farında kimyasal çözücüler, allıkta asbest...


Günlük Sağlıklı Beslenme İçin:

- Taze Sebzeler : Günde 3-5 porsiyon, yarısı pişmiş (ıspanak,lahana,pırasa gibi), yarısı çiğ (kıvırcık, domates gibi)

- Kurbaklagiller : Günde 1-2 porsiyon; kuru fasulye, nohut, mercimek, börülce gibi.

- Tam Tahıl Ürünler : İşlenmemiş tam tahıl; ekmekler, makarna, bulgur, kuruyemiş gibi.

- Süt ürünleri yağsız, protein 100 gr (yarısı bitkisel, yarısı beyaz et veya balıktan), yağ tercihen zeytinyağı, haftada 2 kez balık.


Sağlıklı Beslenmede Yasaklar :

- Günde 7 gr.ın üzerinde tuz

- Karbonhidratların işlenmiş formları (beyaz un ve ürünleri, pirinç gibi), şeker

- İşlenmiş şarküteri tarzı kırmızı et ürünleri : salam, sosis, sucuk gibi hele hele tereyağda kızartılarak.

- Doymuş yağdan zengin ürünler : yağlı kırmızı etler, yağlı süt ürünleri, mangalda kızartılan etler özellikle kırmızı etler.

- Fruktoz içeren tatlı ve sütlü ürünler (hele hele GDO'lu mısır şurubundan olursa...)



En uzun yaşatan mutfak örnekleri : 1. Akdeniz Mutfağı (Girit Modeli)

2. Okinawa (Japonya) Adası örneği


Akdeniz Mutfağı Örneği:

- Öncelikle balık yeniyor (daha az sıklıkla diğer etler)

- Zeytinyağı baştacı

- Salata, meyve, sebze tüketimi Avrupa ortalamasının 4 katı

- Her yemekten sonra meyve

- Baklagil tüketimi fazla, ekmek tüketimi fazla

- Şarap



Okinawa Mutfağı Örneği:

- Soya fasulyesi ve pirinç sofranın müdavimi

- Balık, sebze, deniz yosunu ve otlardan zengin bir sofra

- Günlük toplam kalori alımı anavatan Japonya'dakinden %30 az

- Sake içiliyor (%12-15 oranında alkol içeren Japonlara özgü bir pirinç rakısı - Japonlarca ilahi bir güç verdiğine inanılır.)


Akdeniz ve Okinawa Tipi Mutfakların Ortak Özellikleri:

- Doğal yiyecekler yeniyor, işlenmiş gıda yenmiyor.

- Akdeniz'de zeytinyağı, Okinawa'da soya yağı kullanılıyor.

- Her iki mutfakta da hayvansal protein temel kaynağı balıktır.

- Her iki mutfakta da bol salata, meyve, sebze mevcuttur.

- Her ikisinde de içki vardır : Akdeniz'de şarap, Okinawa'da sake.

Longevity Magazine' de yer alan bir araştırmaya göre doğru yiyecek kombinasyonları;


Salmon ve zerdeçal hastalıklardan korunmak,

Sızma zeytinyağı ve domates kanser ve kalp hastalıklarından korunmak,

Kırmızı biber ve siyah fasulye imüniteyi artırmak,

Yumurta ve mango sıkı cilt için,

Brokoli ve domates kansere karşı koruyucu,

Yulaf unu ve çilek kalp sağlığı için,

Yeşil çay ve limon kalp sağlığı için,

Tarçın ve kahve extra enerji vermek ve daha hızlı kilo vermek için,

Sarımsak ve soğan kalp sağlığı için, arterlerdeki plaklardan ve vücuttaki kansorejenlerden temizlemek için,

Yeşil çay ve karabiber yağ yıkımını hızlandırmak için,


önerilmektedir.


Egzersizin Faydaları:

1. Dengenin düzelmesi

2. Atiklik

3. Kas ve kemik kitlesinde artış

4. Mental yetilerde artış

5. İmmun fonksiyonlarda gelişme

6. Ağrının azalması

7. Fraktür riskinin azalması

8. Obezite, DM, HT ve HL tedavisine yardım sağlamasıdır.


Harvard'da 40-65 yaş arasındaki hemşireler üzerinde yapılan bir çalışmada yürüme programlarının KAH riskini azalttığı gösterilmiş. Haftada en az 3 kez yapılan veya 1,5 saatlik ciddi egzersizler kardiak problem riskini %40 azaltır.

Dünya Sağlık Organizasyonu(WHO) yetişkinler için haftada en az 150 dakika fizik egzersiz önermektedir


Hormonal Terapi Nedir?


İnsan büyüme hormonu (HGF), Dehidroepiandresteronsulfat(DHEA-SO4), Testesteron, Melatonin, Östrojen hormonlarının eksikliklerinde yaşlanmanın hızlandığı bilimsel olarak gösterilmiştir. Özellikle HGH ileri yaşlarda gençlik düzeyinin 1/5'i kadar düşmekte ve bu nedenle hücreler yaşlanmaya, kilo artışı, yağlanma, kas kitlesinde azalma, kemiklerde zayıflama, kalpte zayıflama, uyku bozuklukları, kendini iyi hissetmeme hali ve depresyonlar oluşur.


Hormezis Nedir?


Vücudun kendi kendini onarma ve tamir etme özelliği vardır. Yaşlılıkta bu yetinin azalması söz konusudur. Bu yetiyi tekrar canlandırarak kazanabilir miyiz düşüncesinden yola çıkılarak yeni tedavi yöntemleri geliştirilmeye çalışılmaktadır. Bu amaçla organizma ve hücreler kısa süreli strese maruz bırakılarak gen regülasyonu sağlanması istenmektedir. Zararsız ve küçük uyarılar ile vücudun kendi kendini uyarma yetisi ve gen regülasyonu artırılmaktadır ki bunun adı hormezis'dir.

Örneğin; ısı şoku, ışınlama, egzersiz, kalori kısıtlaması, aspirin, çinko, zerdeçal, resveterol..... gibi pek çok hormezis yöntemi vardır. Böylece uyarılmışlık, canlılık, güdülenme, metabolik enerji üretimi ve kullanımında ŞAPERON uyarımı ıle protein üretiminde artış, serbest oksıjen radikal birikiminde azaltma, yaşam süresini uzatma, yaşlanmayı geciktirme amaçlanmaktadır.


Tüm Uzun Yaşam Bölgelerinde Dikkati Çeken Ortak Özellikler

- Organik ve yörede yetişen bolca taze sebze ve meyve tüketmeleri

- Temel yağ asitlerini balıktan almaları

- Rafine karbonhidratlardan ziyade tam tahıl yemeleri

- Bama bölgesinde soya ve pirincin ön planda olması

- Girit ve Campodimele'de zeytinyağının bol tüketilmesi

- Bitkisel proteinlerin ön planda oluşu

- Bol su içilmesi

- Yaşam boyu egzersizden vazgeçmemeleri

- Zihinsel aktivitelerini korumaları

- Ilımlı miktarlarda içki içmeleri (Okinawa'da sake, diğer bölgelerde şarap)

- Destekleyici ailelerde yaşamaları

- Aktif sosyal yaşam sürmeleri

- Yaşlıların saygı görmesi



Sağlıklı Yaşlanma İçin :

1. Sigara içmeyiniz ve sigara dumanlı ortamlardan uzak kalınız.

2. Alkol içecekseniz sınırlı miktarda içiniz.

3. Kilonuza dikkat ediniz.

4. Egzersiz yapınız.

5. Stres ile baş etmeye çalışınız.

6. Sağlıklı besleniniz.



UZUN YAŞAMIN SAĞLANMASINDA GENETİK %30, YAŞAM TARZI-ÇEVRESEL ETKENLER %70 ROLE SAHİPTİR.


YAŞAM TARZINA DİKKAT ET.


KAZA GEÇİRMEMEYE ÇALIŞ.


HASTALIK BELİRTİLERİ VARLIĞINDA TEDAVİ OL.


Kommentarer

Ilægning af...

Relaterede Artikler